القرآن الكريم

Ar-Raḥmān suresi dinle — Kur’an tilaveti

Medine · 78 Ayet · Sayfa 531 · Cüz 27

Maher Al Meaqli

Rewayat Hafs A'n Assem - Murattal

Okuyucu sayfası ↗
MP3 indir ↗
Bu tilavet için ayet zamanlaması mevcut değil.

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

ٱلرَّحۡمَٰنُ ۝١

Rahmân.
2

عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ ۝٢

Kur’an'ı öğretti.
3

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ ۝٣

İnsanı yarattı.
4

عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ ۝٤

Ona beyanı öğretti.
5

ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانࣲ ۝٥

Güneş ve Ay belli bir hesapladır.
6

وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ ۝٦

Bitkiler ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler.
7

وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ ۝٧

Göğü yükseltti ve mizanı (adaleti) koydu.
8

أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِي ٱلۡمِيزَانِ ۝٨

O halde ölçüde haddi aşmayın.
9

وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ ۝٩

Tartıyı adaletle tutup doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.
10

وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ ۝١٠

Allah, yeri canlılar için döşedi.
11

فِيهَا فَٰكِهَةࣱ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ ۝١١

Orada meyveler ve tomurcuklu hurmalar vardır.
12

وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ ۝١٢

Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.
13

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝١٣

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
14

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلࣲ كَٱلۡفَخَّارِ ۝١٤

O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.
15

وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجࣲ مِّن نَّارࣲ ۝١٥

Cinleri de yalın bir ateşten yarattı.
16

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝١٦

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
17

رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ ۝١٧

O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir.
18

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝١٨

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
19

مَرَجَ ٱلۡبَحۡرَيۡنِ يَلۡتَقِيَانِ ۝١٩

İki denizi birbiriyle kavuşsun diye salıvermiştir.
20

بَيۡنَهُمَا بَرۡزَخࣱ لَّا يَبۡغِيَانِ ۝٢٠

Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.
21

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٢١

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
22

يَخۡرُجُ مِنۡهُمَا ٱللُّؤۡلُؤُ وَٱلۡمَرۡجَانُ ۝٢٢

O iki denizden inci ve mercan çıkar.
23

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٢٣

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
24

وَلَهُ ٱلۡجَوَارِ ٱلۡمُنشَـَٔاتُ فِي ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَٰمِ ۝٢٤

Denizde yüce dağlar gibi yükselen gemiler de O'nundur.
25

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٢٥

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
26

كُلُّ مَنۡ عَلَيۡهَا فَانࣲ ۝٢٦

Onun üzerinde bulunan her şey yok olacaktır.
27

وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ ۝٢٧

Azamet ve ikram sahibi olan Rabbinizin vechi/yüzü bakidir.
28

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٢٨

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
29

يَسۡـَٔلُهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ كُلَّ يَوۡمٍ هُوَ فِي شَأۡنࣲ ۝٢٩

Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O’ndan ister. O, her gün bir iştedir.
30

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٣٠

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
31

سَنَفۡرُغُ لَكُمۡ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ ۝٣١

Ey insanlar ve cinler! Sizin de hesabınızı göreceğiz.
32

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٣٢

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
33

يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَٰنࣲ ۝٣٣

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz.
34

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٣٤

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
35

يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظࣱ مِّن نَّارࣲ وَنُحَاسࣱ فَلَا تَنتَصِرَانِ ۝٣٥

Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.
36

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٣٦

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
37

فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ وَرۡدَةࣰ كَٱلدِّهَانِ ۝٣٧

Gök yarılıp da kızarmış yağ renginde gül gibi olduğu zaman.
38

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٣٨

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
39

فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُسۡـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسࣱ وَلَا جَآنࣱّ ۝٣٩

O gün hiçbir insana ve cine günahı sorulmaz.
40

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٤٠

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
41

يُعۡرَفُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ بِسِيمَٰهُمۡ فَيُؤۡخَذُ بِٱلنَّوَٰصِي وَٱلۡأَقۡدَامِ ۝٤١

Günahkârlar simalarından tanınır, sonra da perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır.
42

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٤٢

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
43

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ۝٤٣

İşte bu o günahkârların yalan saydığı cehennemdir.
44

يَطُوفُونَ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَ حَمِيمٍ ءَانࣲ ۝٤٤

Onlar, Cehennem ateşi ile kaynar su arasında gider gelirler.
45

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٤٥

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
46

وَلِمَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ ۝٤٦

Rabbinin makamından korkanlara iki Cennet vardır.
47

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٤٧

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
48

ذَوَاتَآ أَفۡنَانࣲ ۝٤٨

Her ikisi de çeşit çeşit dallı ağaçlara sahiptir.
49

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٤٩

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
50

فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ ۝٥٠

Onların ikisinde de akan iki pınar vardır.
51

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٥١

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
52

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةࣲ زَوۡجَانِ ۝٥٢

İkisinde de her türlü meyveden çift çift vardır.
53

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٥٣

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
54

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقࣲۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانࣲ ۝٥٤

(Orada) astarları kalın atlastan yataklara yaslanırlar. Her iki cennetten devşirilen meyveler de (oradakilere) yakındır.
55

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٥٥

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
56

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ ۝٥٦

Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur.
57

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٥٧

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
58

كَأَنَّهُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ ۝٥٨

Sanki onlar yakut ve mercan gibidir.
59

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٥٩

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
60

هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَٰنُ ۝٦٠

İyiliğin karşılığı iyilikten başkası olabilir mi?
61

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٦١

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
62

وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ ۝٦٢

Bu ikisinden başka iki Cennet daha vardır.
63

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٦٣

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
64

مُدۡهَآمَّتَانِ ۝٦٤

İkisi de yemyeşildirler.
65

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٦٥

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
66

فِيهِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ ۝٦٦

İkisinde de suları durmaksızın coşan iki pınar vardır.
67

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٦٧

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
68

فِيهِمَا فَٰكِهَةࣱ وَنَخۡلࣱ وَرُمَّانࣱ ۝٦٨

Her ikisinde de meyve, hurma ve nar vardır.
69

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٦٩

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
70

فِيهِنَّ خَيۡرَٰتٌ حِسَانࣱ ۝٧٠

Orada iyi huylu güzel yüzlü kadınlar vardır.
71

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٧١

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
72

حُورࣱ مَّقۡصُورَٰتࣱ فِي ٱلۡخِيَامِ ۝٧٢

Otağlar içerisinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır.
73

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٧٣

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
74

لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ ۝٧٤

Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne de bir cin dokunmuştur.
75

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٧٥

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
76

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرࣲ وَعَبۡقَرِيٍّ حِسَانࣲ ۝٧٦

Yeşil yastıklara ve harikulâde güzel döşemelere yaslanırlar.
77

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ۝٧٧

Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
78

تَبَٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِي ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ ۝٧٨

Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir.