القرآن الكريم

Al-Muṭaffifīn suresi dinle — Kur’an tilaveti

Mekke · 36 Ayet · Sayfa 587 · Cüz 30

Yasser Al-Dosari

Rewayat Hafs A'n Assem - Murattal

Okuyucu sayfası ↗
MP3 indir ↗
Bu tilavet için ayet zamanlaması mevcut değil.

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

1

وَيۡلࣱ لِّلۡمُطَفِّفِينَ ۝١

Ölçüde hile yapanların vay haline!
2

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكۡتَالُواْ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسۡتَوۡفُونَ ۝٢

Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.
3

وَإِذَا كَالُوهُمۡ أَو وَّزَنُوهُمۡ يُخۡسِرُونَ ۝٣

Ama kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksiltirler.
4

أَلَا يَظُنُّ أُوْلَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبۡعُوثُونَ ۝٤

Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler?
5

لِيَوۡمٍ عَظِيمࣲ ۝٥

Çok büyük bir gün için.
6

يَوۡمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ۝٦

İnsanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzuruna kalkıp, duracaklardır.
7

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡفُجَّارِ لَفِي سِجِّينࣲ ۝٧

Hayır! Günahkârların kitabı muhakkak “Siccîn”dedir.
8

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا سِجِّينࣱ ۝٨

“Siccîn”in ne olduğunu sen ne bileceksin?
9

كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ ۝٩

(O günahkârların yazısı) Amellerinin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.
10

وَيۡلࣱ يَوۡمَئِذࣲ لِّلۡمُكَذِّبِينَ ۝١٠

O gün yalanlayanların vay haline!
11

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوۡمِ ٱلدِّينِ ۝١١

Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.
12

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعۡتَدٍ أَثِيمٍ ۝١٢

Onu; ancak her azgın, günahkâr kimse yalanlar.
13

إِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلۡأَوَّلِينَ ۝١٣

Ona ayetlerimiz okunsa; "Eskilerin masalları." der.
14

كَلَّاۖ بَلۡۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُواْ يَكۡسِبُونَ ۝١٤

Hayır, aksine onların kazandıkları kalplerini örtmüştür.
15

كَلَّآ إِنَّهُمۡ عَن رَّبِّهِمۡ يَوۡمَئِذࣲ لَّمَحۡجُوبُونَ ۝١٥

Hayır! Şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
16

ثُمَّ إِنَّهُمۡ لَصَالُواْ ٱلۡجَحِيمِ ۝١٦

Sonra da Cehennem'e atılacaklardır.
17

ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِي كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ۝١٧

Sonra da onlara; “Yalanlamış olduğunuz işte budur!” denilecek.
18

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلۡأَبۡرَارِ لَفِي عِلِّيِّينَ ۝١٨

Hayır, şüphe yok ki iyilerin kitabı “illiyyin”dedir.
19

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ۝١٩

İlliyyun'un ne olduğunu sen ne bileceksin?
20

كِتَٰبࣱ مَّرۡقُومࣱ ۝٢٠

O yazılmış bir kitaptır.
21

يَشۡهَدُهُ ٱلۡمُقَرَّبُونَ ۝٢١

Ona, Allah’a yakın olanlar şâhit olur.
22

إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمٍ ۝٢٢

Şüphesiz iyi kimseler Naîm Cenneti'ndedirler.
23

عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ۝٢٣

Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
24

تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِهِمۡ نَضۡرَةَ ٱلنَّعِيمِ ۝٢٤

Onların yüzlerinde nimetlerin sevincini görürsün.
25

يُسۡقَوۡنَ مِن رَّحِيقࣲ مَّخۡتُومٍ ۝٢٥

Onlara mühürlü halis bir şaraptan içirilir.
26

خِتَٰمُهُۥ مِسۡكࣱۚ وَفِي ذَٰلِكَ فَلۡيَتَنَافَسِ ٱلۡمُتَنَٰفِسُونَ ۝٢٦

Onun (içiminin) sonu bir misktir. İşte yarışanlar bunun için yarışsınlar.
27

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسۡنِيمٍ ۝٢٧

Onun karışımı Tesnim’dendir.
28

عَيۡنࣰا يَشۡرَبُ بِهَا ٱلۡمُقَرَّبُونَ ۝٢٨

Bir pınar ki, Allah’a yakın olanlar ondan içerler.
29

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجۡرَمُواْ كَانُواْ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يَضۡحَكُونَ ۝٢٩

Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
30

وَإِذَا مَرُّواْ بِهِمۡ يَتَغَامَزُونَ ۝٣٠

Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.
31

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓاْ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِمُ ٱنقَلَبُواْ فَكِهِينَ ۝٣١

Ailelerine döndükleri zaman zevk duyarak dönerlerdi.
32

وَإِذَا رَأَوۡهُمۡ قَالُوٓاْ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ۝٣٢

Onları gördüklerinde: "Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır" derlerdi.
33

وَمَآ أُرۡسِلُواْ عَلَيۡهِمۡ حَٰفِظِينَ ۝٣٣

Hâlbuki onlar, Müminlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
34

فَٱلۡيَوۡمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنَ ٱلۡكُفَّارِ يَضۡحَكُونَ ۝٣٤

İşte bugün Müminler kâfirlere gülerler.
35

عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ۝٣٥

Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.
36

هَلۡ ثُوِّبَ ٱلۡكُفَّارُ مَا كَانُواْ يَفۡعَلُونَ ۝٣٦

Kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını gördüler mi?